Gelenler Belgeseli  

   
   

Kimler Çevrimiçi  

1 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi

   

Subliminal Mesaj, Gizli Bilinçaltı Mesajları Ses Ve Görüntüleri

Bilinçaltını etkilemeyi amaçlayan reklamlara (mesajlara) subliminal reklam adı verilir. Genel olarak “bilinçaltına yönelik mesajlar/ reklamlar” olarak ifade edebiliriz.Bu tip mesajlar üç ÅŸekilde uygulanır:

1-Reklam afiÅŸleri, logoları ve benzeri nitelikteki görsel malzemenin içine saklanmış ÅŸekil, kelime ve rakamlar yoluyla

2-Gözle algılanamayacak kadar kısa süreyle ve sık patlayan flaÅŸlar ÅŸeklinde sinema ya da televizyon görüntüsü yoluyla

3-İşitsel yollarla

Bu yöntem, bir ürünün reklâmını yapmaktan, bir inancın ya da görüÅŸün propagandasını yapmaya kadar varan geniÅŸ bir perspektifte kullanılmaktadır. Görsel ve iÅŸitsel olarak algılanamayan da ziyade bilinçaltı düzeyinde algılanan söz, resim, görüntü ve biçimlerden oluÅŸur.

Örneklerine geçmeden evvel bu sistemin kurgulandığı iÅŸleyiÅŸ üzerinde durmak istiyorum

Bilinçli olarak algılayamadığımız hâlde gördüklerimizin pek çoÄŸu bilinçaltımız tarafından algılanır. Bunu saÄŸlayan göz çukuru olarak isimlendirilen “fovea”dır. “Retinanın merkezinde bulunan, çapı sadece yarım milimetre kadar olan bu çukur, yalnız konileri içerir ve net görüntüyü diÄŸer bir deyiÅŸle görüÅŸ keskinliÄŸini saÄŸlar” Fovea, retinanın küçük nesneleri ve ayrıntıları ayırt etme yetisinin en yüksek olduÄŸu kısmıdır.

 

 
 
Göz çukuru (fovea) bütün görüntüyü ayrıntısıyla alır ve bunu zihne aktarır, zihin bunları depolar, ama biz bunların hepsini bilinçli olarak algılamayız. Bunu bir kamera gibi düÅŸünün. Kamera, mercek ve diÄŸer mekanizmaları sayesinde kayıt yapar ama sadece kayıt yapar, algılamaz. Åžu durumda bizim görüp de bilinçli olarak algılayamadığımız her ÅŸeyi bilinçaltımız kaydeder.
 
 
 
Bilincimiz, duyusal girdileri analiz eder. DüÅŸünür, muhakeme eder, eleÅŸtirir, deÄŸerlendirir. Fikir ve/veya telkinleri yarğılar, kabul eder veya reddeder. Yani mantık süreçleri egemendir ve biliÅŸsel fonksiyonlar üstlenir.
 
Bilinçaltı ise beynimizin farkında olmadığımız yanıdır. Otomatik bir pilot gibi bütün deneyimlerimizi depolar. Bilinçaltı heyecanlarımızı, sezgilerimizi, alışkanlıklarımızı ve güdülerimizi depoladığı gibi bunların eyleme dökülmesinden de sorumludur. Bilinçaltı zihin telkin ve imgeleme yoluyla iknaya riayetkârdır. Bilinçli zihnin aksine sorgulamadan tekrarlı önerileri kabul eder, pekiÅŸtirir. Bütün otomatik davranışlarımız, alışkanlıklarımız ve heveslerimiz hafızada kayıtlı bilgiler arasındadır. En önemli vazifesi ise depoladığı verilere dayanarak mutluluÄŸu saÄŸlamaktır.
 
Bilinç aynı anda 3 ilâ 7 iÅŸi yapabilir. Daha fazla görev yüklendiÄŸinde kilitlenir. Bu yüzden dikkatimizi yönlendirmediÄŸimiz, bizi o anda ilgilendirmeyen birçok veri bu filtreden süzülür. BeÅŸ duyumuzun karşılaÅŸtığı çok sayıda duyum, algılanmadan bilinçaltı hafıza deposuna aktarılır.
 
Demek ki duyduÄŸumuz, gördüÄŸümüz ama biliÅŸsel (kavrayış) olarak algılayamadığımız her ÅŸey bilinçaltına ileride tekrar kullanılmak üzere veri olarak depolanır ve gelecekteki hareketlerimize yön çizer. İşte tam da bu aÅŸamada biliÅŸsel sürece deÄŸil ama bilinçaltına hitap eden tüm propaganda ve veriler, bizim davranışlarımıza yön çizen güdüler olarak karşımıza çıkar. Zira sıklık arz eden tekrarlar içsel algılarımıza odaklıdır.
 
Bilincimizin biliÅŸsel olmayan yönünün bu ÅŸekilde dış etkilerle güdülenebileceÄŸi 1900’lü yıllardan bu yana bilinen ve kullanılan bir yöntemdir. Bu emekleme sürecini ÅŸimdilik atlayıp, bu yöntemin bilinen ilk ciddi ispatı olan, 1900’lerin ortasındaki çarpıcı bir deneyi aktarmak istiyorum.

 

1957 Senesinde Vance Packard bu gizli ikna yollarını ele aldığı “The Hidden Persuaders” adlı kitabını yayınlar. Kitabında, umut, korku, suçluluk ve cinsellikleri üzerine odaklanmış reklâmlar ile insanların ihtiyaçları olmayan malları dahi satın almaya ikna edildiÄŸini tesbit eder.

 

Yine Reklamların tüketici davranışları üzerindeki etkilerini araÅŸtıran James Vicary, 1957 yazında, New Jersey, Ft Lee sinama solonunda Picnic adlı filmin gösterimi sırasında (bir ÅŸehir efsanesi olarak bildiÄŸimiz) deneyi gereçekleÅŸtirir. Sinema salonunda projeksiyon makinesinin yanına görüÅŸ algısı denemelerinde kullanılan ve çok kısa, anlık süreler ile resim ve harf gösteren bir cihazı (takistoskop) yerleÅŸtirir. Film süresince her 5 saniyede bir flash ÅŸeklinde patlayan reklam mesajlarını ekranda görüntüler. Bu mesajlar saniyenin 1/ 3000’i kadar kısa bir süre sinema perdesinde göründüÄŸü için hiç kimse fark etmez tabii. Az önceki açıklamalardan hatırlayacağız; izleyicilerden hiçbiri bu mesajları bilinçli bir ÅŸekilde algılayamamış; ÅŸartlı ve sürekli kendilerine aktarılan bu tekrarlamaları büyük bir ihtimâlle bilinçaltına depolamışlardır. Gönderilen mesajlar ne miydi? Hepimizin tahmin edeceÄŸi gibi: “Coca Cola için”, “Acıktınız mı? Popcorn Yiyin!” ÅŸeklindedir. Sonuç mu? Son derece ilginç: Popcorn satışı %57.8, Coca Cola satışı da %18.1 oranında artmış.

 

Uzun süre devam eden bu uygulama 1974’de Millî İletiÅŸim Komitesince yasaklanmış olmasına raÄŸmen pek de etkili olamamıştır.

Vance Packard’ın tesbiti doÄŸruydu cinsellik ve ölüm gibi arketipe giren mesajlar insan üzerinde çok etkiliydi. C. Gustav Jung’a göre arketipler gördüÄŸümüz ya da yaptığımız ÅŸeyler üzerinde ‘düzenleyici bir ilke’ rolünü üstlenir. Arketipleri uzaydaki bir kara deliÄŸe benzeten Jung sözlerine ÅŸöyle devam eder: “orada olduÄŸunu yalnızca içine çektiÄŸi madde ve ışık sayesinde anlayabilirsiniz”. Ölüm ve cinsellik tüm insanlığın kollektif bilinçaltıdır; hangi ırk, kültür, din ve mezhepten olursa olsun.

 

İnsan beyninde bilinçaltının tepki verdigi iki önemli olay var: “doÄŸum” ve “ölüm”. Bilinçaltımız bu iki arketipe çok daha fazla tepkili veriyor. Bu iki arketipe giren mesajlara daha duyarlı. SEX mesajı doÄŸum arketipinde, kill mesajı da ölüm arketipinde karşılanıyor.  Bu semboller verilmek istenen mesajın içine yerleÅŸtirildiÄŸinde bilinçaltı bunları öncelikli duyumlar olarak saklayabiliyor ve sıra kullanıma geldiÄŸinde bu öncelikli depolanan veriler, davranış ve hareketlerimize yön çizebiliyor.

 

AlışveriÅŸlerde, satın aldığımız bir ürünü onlarca emsali içinden tercih etmemizin sebebi bu arketipler kullanılarak bilinçaltımızda iÅŸlenmiÅŸ olan reklâmlar olabilir.

 

EÄŸer böyle bir gerçeklik ihtimali (ya da gerçek) varsa bir ürünün ve bir görüÅŸün propagandasını yapan kimseler bunu niçin kullanmasın?

 

Bu mesajlar çok açık görsel imajlar olabileceÄŸi gibi reklâmın içine gizlice iÅŸlenmiÅŸ sözcüklerden ve bunları temsil eden rakamlardan da oluÅŸabilir. AÅŸağıda örnek ve resimlerle ele alacağımız bu konu kimimize ikna edici kimimize ise gerçekliÄŸi tartışılır gelebilir. Neticede böyle bir tartışma var ve pek çok delil de var; deliller yetersiz ve abartılı bulunabilir. Ama ÅŸu unutulmamalıdır: delilin yokluÄŸu, yokluÄŸun delili deÄŸildir..

Umarım mevzuyu fazlaca uzatmamışımdır. Bu tip reklamların uygulanışına iliÅŸkin örnekleri aÅŸağıda tek tek sunacağım. ÇoÄŸunluÄŸu gizlice iÅŸlenmiÅŸ cinsellik içeriyor, affınıza sığınarak bu resimleri kısa açıklamalar ile sonraki sayfada sunacağım.

 

Yorum Yaz...

  • Çetin

    da yayinlanmistir 2012-02-15 09:00:19

    Admin daha yeni güncellemeler yapabilir misiniz...(örn: video hariç başka konular güncel konular olabilir)

    Teşekkürler:)

    Yorumu Yanitla

   
© HERBİSEY:TK